|
| Vücudumuzun 7 Enerji Kaynağı (
Vitaminler ) |
B-2 VİTAMİNİ:
Gerçek bir enerji deposu olan B-2 vitamini kanda
alyuvarların oluşmasını sağladığı için derinin, özellikle de
gözlerin sağlığı açısından çok önemlidir. Aşırı alkol, bu
vitaminin en büyük düşmanıdır. Ayrıca antibiyotikler ve
sakinleştiricilerin de vücutta B-2’yi azalttığı
unutulmamalıdır. B-2 vitaminini en çok el edebileceğimiz
besinlere gelince: Et, tavuk eti, balık,
süt ve süt ürünleri, turp, ıspanak,
yumurta, mısır ve beyaz undan yapılmış ekmek
bu gıdalardan bazılarıdır.
B-6 VİTAMİNİ (PYRİDOXİNE):
Bağışıklık ve sinir sistemimizin en büyük destekçisi olan
B-6 vitamini, vücudumuzun proteinleri ve yağları öğütmesine
yardımcı olur. Bilindiği gibi vücuda oksijeni dağıtan hemoglobin
yine B-6 vitamini sayesinde meydana gelir. En önemli
işlevlerinden biri de mekanizmamızın depresyona karşı
direnmesini sağlayan serotonini oluşturuyor olmasıdır. B-6
vitamini bakımından da aşırı alkol, sigara ve kan basıncı
düşüren ilaçlar oldukça sakıncalıdır. Tavuğun göğüs eti,
böbrek, karaciğer, yumurta, pirinç,
soya fasulyesi, yulaf, fındık, fıstık,
muz, patates, avokado ve somon balığı
en fazla B-6 vitamini içeren besinler arasında yer
almaktadır. Fazla oranda ve uzun süre kullanılması sinirlere
zarar verebilir.

FOLİK ASİT:
Hücre oluşumunu sağlayan Folik Asit sağlığımız
açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Öyle ki Folik
Asit’in vücutta azalması kanser ve kansızlık riskini gündeme
getireceğinden, ihmal edilmemesi gereken unsurlardan bir
tanesidir. Folik Asit yetersizliği doğacak bebeklerin
özürlü olma tehlikesine neden olduğundan anne adayları bu konuya
daha fazla dikkat etmelidirler. Çok fazla aspirin kullanmak,
kolestrol düşürücüler, doğum kontrol hapları,
sara ilaçları ve alkol de vücuttaki folik asit
miktarını azaltır. Aynı zamanda yaşlılık Folik Asit
depolarını eriten bir başka etken olarak gösterilebilir.
Folik Asit bakımından; karaciğer, yumurta sarısı,
ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, brokkoli,
portakal ve portakal suyu oldukça zengindirler.
Folik Asit’in fazlası B-12 vitaminin eksikliğinin
ortaya çıkmasını önler, bu da sinirlere zarar verebilir.
KALSİYUM:
Kalsiyum vücudumuzun en önemli destekçilerinin başında
gelir. Çünkü kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi, alınan
kalsiyum miktarıyla doğru orantılıdır.
Kalsiyum ayrıca kaslar ve sinirler için de oldukça önemli
bir mineraldir. Kanın pıhtılaşmasını sağlar ve kalın bağırsak
kanserine karşı en güçlü silahtır. Hamilelik, emzirme ve menapoz
dönemleri ayrıca kafeinli içecekler vücuttaki kalsiyumu
azaltacağından, bu gibi dönemlerde alınan gıdalara daha özen
gösterilmesi gerekir.
Süt ve süt ürünleri, mısır, sardalya balığı,
kalamar, ıstakoz ve brokoli bol miktarda
kalsiyum içeren besinlerdir. Gereğinden fazla alınan
kalsiyum; demir, çinko, fosfor ve
magnezyumun emilmesini engelleyebilir.
MAGNEZYUM:
Magnezyum, vücut sağlığı açısından çok önemli rolü olan bir
mineraldir. Proteinlerin kana karışmasını, kasların ve
sinirlerin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayan yine
magnezyumdur. Yaşlılar, diyet yapanlar ve alkollü içki
kullananlar magnezyum takviyesine ihtiyaç duyan kesim arasında
yer alır. Magnezyum yetersizliği iştah kaybına,
depresyona, kasların zayıflamasına ve zaman zaman göz
kararmasına sebep olabilir.
DEMİR:
Kanın, oksijeni vücuda dağıtmasına sağlayan hemoglobin,
demir sayesinde oluşur. Regl ve hamilelik dönemleri
vücuttaki demir seviyesini azaltan faktörlerdendir. Aynı
zamanda yaşlılar, diyet yapanlar, vejeteryanlar da önlem
almalıdırlar çünkü demir eksikliği anemi (kansızlık)
hastalığına neden olur. Kırmızı et, balık türleri,
kuru fasulye, kurutulmuş meyve, yumurta sarısı
ve yeşil yapraklı sebzeler, demir içeren
besinlerden bir kaçıdır. Yüksek dozda alınan demir, kalp
risklerini çoğaltır. Küçük çocuklarda çeşitli semptomlara hatta
ölüme bile neden olabileceğinden dozajı konusunda dikkatli
olunmalıdır.
ÇİNKO:
Çinko, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde
çalışabilmesi bakımından bolca ihtiyaç duyulan bir mineraldir.
Çinko eksikliği vücudu enfeksiyonlara karşı dirençsiz
kılacak, ayrıca tat ve koku duyularını da zayıflatacaktır.
Özellikle diyabet ve böbrek hastaları çinko eksikliği
tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Kırmızı et, yumurta,
deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve
fındık bol miktarda çinko içerir. Yüksek oranda
alınması ishal, saç dökülmesi, tırnak kırılması, yorgunluk,
sinir sisteminde istem dışı hareketlere gibi belirtilere neden
olabilir.
|
|
|
|